“Bahçeli Bile Anayasadan Kaygılı” « Gaste Karabük

SON DAKİKA

“Bahçeli Bile Anayasadan Kaygılı”

Bu haber 15 Nisan 2017 - 7:21 'de eklendi ve kez görüntülendi.

Türk siyasetinde SHP Genel Başkanlığı, Başbakan Yardımcılığı, Dışişleri Bakanlığı gibi görevlerde bulunan Murat Karayalçın, Referandum çalışmaları kapsamında Karabük’te bir restoranda vatandaşlarla buluştu.

Türk siyasetinde SHP Genel Başkanlığı, Başbakan Yardımcılığı, Dışişleri Bakanlığı gibi görevlerde bulunan Murat Karayalçın, Referandum çalışmaları kapsamında Karabük’te bir restoranda vatandaşlarla buluştu.

Anayasa değişikliği referandumuyla ilgili değerlendirmelerde bulunan Karayalçın, şunları söyledi:

“Ben bu paketi üç yönüyle eleştiriyorum ve buradan hareketle de ‘hayır’ oyu kullanma kararını vermiş bulunuyorum. Bunlardan birincisi Türkiye Cumhuriyeti Devleti’ni oluşturan güçlerin tek bir elde toplanmış olmasıdır. Doğrudan ve dolaylı yöntemlerle Yasama, Yürütme ve Yargı Cumhurbaşkanlığı makamında birleştirilmektedir. Bu dünyanın hemen hemen hiçbir ülkesinde görülmemiş olan bir düzenlemedir.”

“Hayır” oyu vermesinin ikinci nedeninin ‘çoğulcu yapının tasfiye edilecek olması’ üçüncü nedenin ise ‘partili cumhurbaşkanlığı’ olduğunu kaydeden Karayalçın, sözlerini şöyle sürdürdü: “Şimdi partili Cumhurbaşkanlığı geliyor. Bir partinin Genel Başkanı aynı zamanda Cumhurbaşkanı, ne yapacağız, nasıl selamlayacağız? Bir partinin Genel Başkanı ve Silahlı Kuvvetler Başkomutanı. Bu nasıl olacak? Başkomutan olarak nasıl kabul edeceğiz? Bu sürdürülemez. Ben halkımızın fıtratında böyle bir şey olmadığına inanıyorum. Bu sıraladıklarım yalnızca benim bireysel düşüncelerim değil. Uzunca bir süredir Türkiye’nin gidebildiğim her yerinde yurttaşlarımızla birlikte oluyorum. Yalnızca CHP’ye değil, başka partilere de oy vermiş yurttaşlarımızla da görüşüyorum. Bu saydıklarımın hemen hemen tüm yurttaşlarımız tarafından düşünce olarak seslendirildiğine tanık oldum. O nedenle sadece bireysel düşüncelerimi sunmuyorum, aynı zamanda gözlemlerimi de sizlerle paylaşıyorum. “Hayır” oyu çıkacağına inanıyorum, gözlemim de bu doğrultudadır.”

“Darbe Girişimi Demokrasiye Yapıldı”

Murat Karayalçın, AK Parti’nin referandum süreci boyunca saldırı politikası uyguladıklarını, Avrupa’da birçok ülkede kavga ettiklerini, daha sonra Kemal Kılıçdaroğlu’na saldırdıklarını, Kılıçdaroğlu kavga etmeyince bu kez de Genel Başkan Kılıçdaroğlu’nu FETÖ’cü ilan ettiklerini söyledi.

Murat Karayalçın, daha sonra şu şekilde devam etti; “Bunlar utanmadan, sıkılmadan, CHP Genel Başkanı’nı FETÖ’cülükle itham etmeye başladılar. Kim bunlar? FETÖ’cüler kendilerinden ayrılmaya başladığında, onlara ‘yahu ne istediğiniz de vermedik?’ diye yalvaranlar, onları durdurmaya çalışanlar…15 Temmuz Darbe Girişiminden utanç duyuyorum. Türkiye tarihinin yüz kararı bir gün, yüz kararı bir girişim. Aslında, bu darbe girişimi sadece hükümete karşı değildi. Yalnızca cumhurbaşkanına karşı yapılmadı. Bu darbe girişimi, Türkiye Demokrasisine yapıldı” diye konuştu.

“Bahçeli Bile Anayasadan Kaygılı”

16 Nisan Anayasa Referandum Paketinin, MHP’nin Genel Başkanı Devlet Bahçeli’nin vermiş olduğu destekle başladığını belirten Karayalçın, şu ifadelere yer verdi; “Sayın Devlet Bahçeli bu pakete destek verme gerekçesini, Türkiye’de yaşanan fiili durumla anayasanın ön görmüş olduğu düzenlemeler arasında bir farklılığın belirdiği,bir farklılığın ortaya çıktığı nedenle destekleyeceğini söyledi. Çok yanlış bir değerlendirmeydi. Çünkü şurası açık, eğer yönetim fiilen anayasanın dışına çıkmışsa yapılması gereken, anayasayı o yönetime uydurmak değil, o yönetimi o anayasanın dışına çıkmış yönetime onları uydurmak değil, onları anayasanın çizgisine getirmektir. Çünkü yaptıkları anayasa ihlalidir. Sayın Bahçeli katılmış olduğu televizyon programında iki konuda çok ciddi kaygı taşıdığını dile getirdi. Kaygılarının nedeni ise Cumhurbaşkanının iki sayın danışmanının vermiş olduğu demeçler. Birisi Türkiye’de bir eyalet sisteminin olabileceği izlenimini veren bir konuşma yapması. Ben bu demeci okumadım, önemli olan bu pakete destek veren MHP Genel Başkanının bundan kuşkulandığını söylüyor. Bunu bir CHP’li söylemiyor, bunu diyen bu pakete destek veren MHP Genel Başkanı ‘Türkiye’de bir eyalet sisteminin başlatılacağından kaygı duyuyorum diyor. Eğer benim danışmanım olsaydı, bir saat içerisinde kovardım’ diyor. Ben bunun altında bu anayasa düzenleme paketinin bu güne kadar yeterince ilgilenmemiş olan bir madde olduğunu, bir düzenleme olduğunu düşünüyorum. Cumhurbaşkanına, cumhurbaşkanlığı kararnamesi çıkartma yetkisi veriliyor bu paketle. Cumhurbaşkanlığı kararnamesi demek, cumhurbaşkanı olacak kişinin masasına oturup, önüne bir antetli kağıt alıp, orada bir düzenlemeyi yazıp, ondan sonra o düzenlemeyi resmi gazeteye göndermesi demektir. O metnin adı kanundur. Anayasada kamu ve tüzel kişilerin kurulması, kanunla düzenlenir. Kamu – tüzel kişiliği, Karabük Belediyesi, Karabük İl Özel İdaresi gibi kurumlar var. Anayasa değişikliği maddesinden bu paket çıkarılmış. Tüzel kişilikler, kanunla kurulur, yasama organıyla düzenlenir maddesi çıkarılmış. Dolayısıyla kamu – tüzel kişiliklerin kurulma yetkisi Cumhurbaşkanı’na bırakılmış. Sayın başbakanının açıklamalarında ‘böyle bir düzenlenme varsa ben siyaseti bırakırım’ demiş. Zaten bırakacak. Bizde diyoruz ki, başbakanın devam etmesini istiyoruz. Eğer ‘evet’ çıkarsa zaten istemese de bırakacak. ‘Türkiye’de eyaletler kurulacak’ diye yazmasına gerek yok, böyle bir yetkinin verilmiş olması, tek başına bu tür kaygıların ortaya çıkmasına neden olmaktadır. Şu söylenmeli; eğer böyle bir şey yapmayacaksanız, anayasanın 123. Maddesini niye kaldırıyorsunuz? Burada insanlarımızın kaygılarını ve duyarlılığını görüyorsunuz. O zaman bırakın bu maddeyi, asıl güvence o madde. Ama bu kaldırılıyor. Sayın Bahçelinin bu kaygısının yankı bulacağını görüyoruz. Evet diyecek MHP’lerin de, evet demeyi düşünen MHP’lilerin de bu değerlendirmeye kulak vereceklerini görüyorum. Kendisi de ifade etti, ülkücüler ne yapacağını bilirler dedi.” ifadelerini kullandı.

HABER HAKKINDA GÖRÜŞ BELİRT

Yorum Yok
YASAL UYARI! Suç teşkil edecek, yasadışı, tehditkar, rahatsız edici, hakaret ve küfür içeren, aşağılayıcı, küçük düşürücü, kaba, pornografik, ahlaka aykırı, kişilik haklarına zarar verici ya da benzeri niteliklerde içeriklerden doğan her türlü mali, hukuki, cezai, idari sorumluluk içeriği gönderen kişiye aittir.