Bugun...


Ali AŞAR


Facebookta Paylaş









DEVLET BABA!
Tarih: 20-04-2020 14:25:00 Güncelleme: 20-04-2020 14:25:00


Baba demek şefkattir, hoş görü, koruyucu ve kollayıcıdır.

Baba babalığını yaptığı müddetçe, onun yamacında huzur bulan ve güven duygusu ile yaşayan evlatlar babaya sarılırlar.

Elbette evlatlar içinden bir takım zalim düşüne içinde çıkan olamaz mı, elbette olur.

O aksilikleri de evlatlar kendi içinde hamur misali yoğurarak kıvamına getirirler.

Tabi ki, benim asıl anlatmak istediğim ise Korona Virüs gibi bir belanın yani insanlığın başında olduğu için bu salgınla savaşan sağlık personelleri de cephede yerlerini aldılar.

Ve şu ana kadar da çok iyi gidiyorlar, can kayıpları olurken, kazanılan canlarda sayısal olarak hayli fazla.

Devlet Baba! Derken tabi ki konuyu Zonguldak Valisi Erdoğan Bektaş’ın, Doktorları ve Sağlık Personellerini suçlaması bir anda ülke gündemine acı bir şekilde düşerken, yaptığının hatalı olduğunu anladığında ise özür yolunu seçti.

Aslında!
Okul yıllarında kendisi de Tıp okumak istemiş ve aklından geçmiş doktor olmak ama her nedense de bu düşüncesinden vazgeçerek, kaymakam olma yolunu seçmiş.

Bakın!
Zonguldak Valisi Erdoğan Bektaş, dünyayı ve ülkemizi etkisi altına almış korona virüs salgını, sağlıkçıların mesai mefhumu tanımadan verdikleri mücadeleyi devlet babanın temsilcisi olarak sanırım hiç hissetmemiş.

Ama bir başka Valimiz, yani Karabük Valimiz Sayın Fuat Gürel, Devlet Babanın ne olduğunu, halka nasıl sahip çıkıldığını, başımızdaki virüs belası ile mücadele edilirken, doktorlarımıza ve tüm sağlık personellerimize teşekkür etmesi onların performanslarına katkı sağladı.

Valimiz Sayın Gürel, Karabüklü doktorlara ve sağlık personellerine verdikleri mücadeleden ötürü teşekkür ederken, Zonguldak Valisi Bektaş’ın Sağlık Personellerine karşı tutunduğu tutumu sizler değerlendirin.

Devlet Baba ise Babalığını bizim Valimiz Sayın Fuat Gürel gibi sevgi, hoşgörü, koruyucu ve kollayıcı olarak yapmalıdır.

Sağlık Personellerimize Moral verdiniz sayın Valimiz.



Bu yazı 187 defa okunmuştur.

YAZARIN DİĞER YAZILARI

YUKARI